1.Kontrol dışı istekler Sık sık susuyor ya da acıktığınızı hissediyorsanız, sebebini hemen strese bağlamanız çok da doğru değil! Şeker hastalığı söz konusu olabilir! Su zayıflatır mı'' sorusuna son nokta |
Manga'nın en sevdiğim şarkı sözleri
26/11/2009 -Kategori: ask
Hani ağlamak gelir içinden ama akmaz yaş
Hani çığlığın kalır içinde, ölür yavaş yavaş
Hani gözlerin, hani gözlerin
Kağıtlara dalar, bomboş bakar
Yazmak gelir içinden ama yazamazsın
Umursamazlık bir hastalık gibi sarar kalemini kurtulamazsın
ve anlarsın...
Bedenin özgür kalsa neye yarar?
Acıtır ruhunu içinde kalanlar
Dönemezsin artık geriye,
Tek yön seçtiğin tüm yollar
Hani ansızın kaçar gidersin bütün dostlardan
Hani gün gelir, uzaklaşırsın bütün aynalardan
Hani gözlerin, hani gözlerin
Uzaklara dalar, suskun bakar
İçinde kalanları anlatamazsın
O suskunluk bir hastalık gibi sarar vücudunu kurtulamazsın
ve anlarsın...
Son bir umut verse biri
Ve güzel olacak bir gün herşey dese
Ben inanırım belki de bu yalana
Ben de alışırım gözlerimi kapamaya
Ne sen baktın ardına ne ben
Hep ayrı yollarda yürüdük
Sustu bu gece, karardı yine ay
Kaldı geriye cevapsız sorular
Uyandığında onu ilk kim görecek
Bıraktığım düşü kim büyütecek?
Bazen ben de terk edip gidebilsem keşke diyorum
İçimde bir İstanbul var ondan vazgeçemiyorum.
Belki sen de bir gün geçersin diye köprülerimden
Yakıp yıkamıyorum, koparıp da atamıyorum içimden
Hayat bu işte;
Kanatlanıp gitmek dururken
Dört duvar içinde hapsolursun
Yaşamak için bir neden ararken
Ölmek için bulursun
Al bu dünya, al senin olsun
Benim hiç gözüm yok, hepsi senin olsun
Ama son bir dilegim var senden su gaybana dünyada
Varını, yogunu al, hepsini al da
Beni benimle bırak
Kimileri kaybolur unutulur hatta sesi bu şehirde
Bir gidenle, bir kalanın bilinir hikayesi
Kimileri hayattan mutlu sonlar çalar bu şehirde
Kiminin de bizim gibi yarım kalır hikayesi
Bir hüzün şehri ayırdı bizi
Ve bu son olmayacak
Gözyaşıyla beslediği
Her aşk ölümü tadacak
Ne dualar kurtarır bizi artık ne de zaman
Unutabilmek gerek bazen ağlamadan
Ne yeni bir aşk avutur bizi ne de geçmişin izi
Kabullenmek gerek bazen yenilgiyi
Bir hüzün şehri ayırdı bizi
Ve bu son olmayacak
Gözyaşıyla beslediği
Her aşk ölümü tadacak
Affedilmek istemedin
Nefretimi bekledin
Seni senden başka
Kimse, kimse, kimse affedemez
Bazı şeyler için
İyi olmak yetmiyormuş
Sevilmek için, aşk için
İyi olmak yetmiyormuş
Bir kız vardı güzeldi sanki ve senindi
Gözlerinde saklı bir belki ve senindi
O çocuk var ya o sendin sanki ve deliydi
Uyusaydı büyürdü belki, ve deliydi
O çocuk var ya o sendin sanki ve deliydi
Derdi ki yarın bitermiş her şey ve bitti
Bir ev vardı küçüktü belki ve bizimdi
Odalarda ışık yüzerdi sanki ve bizimdi
O ev vardı ya bizimdi ama bir gün
Hiç doğamadı güneş ve her şeyi bitirdi
Ver, ver ateşe ver bizi
Bir iz bırak burada
İz bırakanlar unutulmaz
Yorum (1) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı
Aşk
20/11/2009 -Kategori: siir
Aşk
Şimdi sen kalkıp gidiyorsun. Git.
Gözlerin durur mu onlar da gidiyorlar. Gitsinler
Oysa ben senin gözlerinsiz edemem bilirsin
Oysa Allah bilir bugün iyi uyanmıştık
Sevgiyeydi ilk açılışı gözlerimizin sırf onaydı,
Bir kuş konmuş parmaklarıma uzun uzun oturmuştu
Bir sevişmek gelmiş bir daha gitmemişti
Yoktu dünlerde evvelsi günlerdeki yoksulluğumuz
Sanki hiç olmamıştı
Oysa kalbim işte şuracıkta çarpıyordu
Şurda senin gözlerindeki bakımsız mavi, güzel laflı İstanbullular
Şurda da etin çoğalıyordu dokundukça lafların dünyaların
Öyle düzeltici öyle yerine getiriciydiki sevmek
Ki karaköy köprüsüne yağmur yağarken
Bırakasalar gökyüzü kendini ikiye bölecekti
Çünkü iki kişiydik
Oysa bir bardak su yetiyordu saçlarını ıslatmaya
Bir dilim ekmeğin bir iki zeytinin başınaydı doymamız
Seni bir kere öpsem ikinin hatrı kalıyordu
İki kere öpeyim desem üçün boynu bükük
Yüzünün bitip vücudunun başladığı yerde
Memelerin vardı memelerin kahramandı sonra
Sonrası iyilik güzellik.
Yorum (yok) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı
mazimde bir tarih yatar :)
17/11/2009 -Kategori: ask
1999-2000 sezonunda Şampiyonlar Ligi’nde mücadele eden Galatasaray, grubundaki son maçında Milan’ı son dakikalarda gelen gollerle 3-2 yenerek UEFA Kupası’nda oynama şansını elde etmişti.
UEFA Kupası’nda sırayla Bologna, B. Dortmund, Real Mallorca ve Leeds United’ı eleyen Galatasaray, finalde de İngiltere’nin Arsenal takımıyla karşılaştı. Kopenhag (Danimarka) Parken Stadı'nda oynanan, normal süresi ve uzatma bölümü golsüz sona eren maçın ardından penaltı atışlarına geçildi. Rakibine 4-1 üstünlük sağlayan Galatasaray, UEFA Kupasını kazanan taraf oldu. Penaltı atışlarında Ergun Penbe, Hakan Şükür, Ümit Davala ve Giga Popescu Galatasaray adına topu ağlara gönderen isimler oldular.
Bu büyük başarı, bir Türk takımının ülke tarihinde ilk bir Avrupa kupasını Türkiye'ye getirmesi anlamını taşıyordu. Galatasaray'ın bu büyük başarısı, Türk futbolunda yepyeni bir ufuk açmış, o güne kadar yerel hedeflerle yetinen Türk kulüplerinin önüne uluslararası perspektif açmıştır. Galatasaray'ın, Avrupa'nın futbolda ileri gitmiş ülkeleri arasında kendi çabasıyla edindiği bu haklı yer, tüm dünyada da yankı bulmuştur. Galatasaray adı, bu büyük başarıyla dünyanın birçok ülkesinde ve özellikle 3. dünya ülkeleri arasında büyük bir sevgi ve sempatiyle bilinir olmuştur.
Bugüne kadar geçilememiş olduğu gibi, aynı sezonun devamı niteliğinde olan UEFA Super Cup'un da alınmasıyla daha perçinlenmiştir
Yorum (yok) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı
aman dikkat
6/11/2009 -Kategori: saglik
|
Yorum (yok) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı
Kendi kendinizin yaşam koçu olun!
6/11/2009 -Kategori: merak ettiklerimiz
Hiç kendinizi, için için hayatınızın o kadar da iyi olmadığını düşünürken bulduğunuz oluyor mu? Peki ya bazı fırsatları kaçırdığınızı düşünüyor musunuz? Ancak mutlu birazınlık da kendi yaşam koçuna sahip şu hayatta. Yani yaşam kalitesini nasıl yükselteceğini, potansiyellerini ve istediği yaşamı elde etmek için yapması gerekenleri söyleyen bir uzman kişi... Eğer siz bu azınlıktan değilseniz bu yazı tam da sizin için! Hatta bu yazıyı okumanız bile sizin için bir dönüm noktası. Sizi neyin harekete geçireceğini fark etmek, kişisel gelişiminiz için en önemli adımdır Kendinizin yaşam koçu olmak için önce soru sorun kendinize. Yaşamınızla ilgili sorular olsun bunlar. Ama olumlu sorular sormaya dikkat edin.
İdealinizdeki hayata ulaşmanızın en önemli adımlarından biri de onu her ayrıntısıyla gözünüzde canlandırmaktır. Şöyle bir önerme mevcut: Eğer hayalinizi olmuş gibi görebilirseniz olacaktır. Bu da zihnin ve bedenin bağlantılı olması prensibine dayanır. Hayalinizi her ayrıntısıyla gözünüzde canlandırmanız demek, geleceğinizi ve ona ulaşma yolunu çizmeniz anlamına gelir. Bir anlamda bilinçaltınızı kelimesi kelimesine iyi bir sonuç için programlamış oluyorsunuz.
Kendi yaşam koçunuz olduğunuza göre, negatif düşüncelerinizin farkına varın: ''İlişkilerimde başarılı olamıyorum,'' ''Değişmekten korkuyorum,'' ''Kariyerimde değişiklik yapmak için çok yaşlıyım.'' Yaşam koçları bunları kısıtlayıcı düşünceler olarak nitelerler. Herkesin bu tip düşünceleri vardır. Kendimize güvenimizi ve bütün performansımızla hayatımızı yaşamamızı engellerler. Bu kısıtlayıcı düşüncelerin nereden geldiğini bulmaya çalışın. Bu negatif düşünceye ilk olarak ne zaman kapıldığınızı bulun ve yazın. Sonra yavaş yavaş kısıtlayıcı düşüncelerinizi pozitif alternatifleriyle değiştirmeye başlayın.
Bizim kültürümüzde her zaman 'diğerleri' kendimizden önce gelir. Kendimizi düşünerek bir şey yaptığımızda 'bencil' olmakla suçlanırız. Kendini düşünmek kötü bir şeydir sanki. Halbuki iyi hissettiğinizde kendinize güveniniz gelir ve diğerlerine daha çok yardımcı olabilirsiniz. Fiziksel ve ruhsal enerjinizi geri kazandıkça da hedeflerinize doğru koşar adım yaklaşacaksınız ve Denge Tablonuzdaki puanınız artacak.
* Kendinizi karşı acımasız olmaktan vazgeçin. Geçmişinizle ilgili canınızı sıkan ne varsa kendinizi bağışlayın. İçinizden şöyle deyin: ''Tamam, bir hata yaptım. Bundan nasıl bir sonuç çıkarmalıyım ki bir daha aynı hatayı tekrar etmeyeyim?''
* Uyumadan önce o gün içinde atlatmayı başardığınız zorlukları düşünün ve bunlar için şükredin. Hangi özellikleriniz bunun üstesinden gelmenizi sağladı ve Denge Tablosunda eksik olan bölümlere bunu nasıl uyarlayabilirsiniz?
* Bir hafta sonu, bütün sabahınızı ya da öğleden sonranızı, yapmayı en çok sevdiğiniz aktiviteye ayırın. Böylece kendinizi şarj etmiş olun!
* Vücudunuza iyi bakın. Besleyici gıdalar yiyin, düzenli egzersiz yapın ve uykunuza özen gösterin. Bunlar, stresle başa çıkmanın en kolay yollarıdır.
Yorum (yok) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı